(Eki 17, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (Eyl 11, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (Ağu 28, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (Ağu 10, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (May 21, 2020) Açıklamalar Read more...   |   

Burjuva düzenin bütün kurumlarıyla bir çöküş içinde olduğuna hep işaret ettik. Bu konuda, özellikle Leninist saflarda en ufak bir tereddüt yok. Şimdi, Leninistlerin işaret ettikleri bu tespite başka devrimci siyasi güçler de katılmaya başladı. Bunun Türkiye ve Kürdistan Birleşik Devrimi açısından önemli bir gelişme olduğunun altını çizelim.

Ama bir düşünceye artık çok sayıda çevre, kesim vb. katılıyorsa, onu tekrar tekrar ifade etmenin anlamı kalmamış demektir. Bir Leninist bu durumda bir sonraki adımı görmeye ve göstermeye çalışır. Bundan sonraki adım nedir? Kısaca, birleşik devrimin, iktidarın fethedilmesinin yolunu açacak ayaklanmanın hazırlanması ve ayaklanmaya hazırlanmaktır. Günümüzün acil görevi budur. Diğer tüm devrimci faaliyetleri arka plana atan ve diğer tüm devrimci faaliyetleri kendine bağlayan görev budur.

Bu görevin bir parçası, gençliğin kazanılmasıdır. “Leninist Gençliğe Öneriler” makalesinde bu konuda şunları yazmıştık:

“Bu koşullarda, Leninist gençliğin yapması gereken şey son derece açıktır: İşçi gençliğe, işsiz gençliğe, yoksul, aç, sefalet içine düşürülmüş gençliğe gitmektir. En başta yapılması gereken, yerine getirilmesi gereken görev budur.

“Evet, bu görevdir; hem de bir saniye bile ertelenmeyecek bir görevdir. Bu gençlik yoksul mahallelerdedir. Bu gençlik fabrika ve atölyelerdedir. Bu gençlik artık her yerdedir ama özellikle

yoksul mahallelerdedir. Kürt halkının yoksul mahallelerindedir. Semt pazarının kapanış saatinde, artan sebze ve meyveleri toplayan yoksul ailelerin evlerindedir. Ve bunların sayıları binlerle, on binlerle değil, artık milyonlarla ölçülüyor.”

Ne yazık, gözlemlerimiz bu görevin layıkıyla yapılmadığı yönünde. Bu konuda aynı şeyleri tekrarlamanın anlamı yok. Sadece şu iki şey söylenebilir: Birincisi, kitlelerin ve gençliğin faşizme, kapitalizme ve emperyalizme karşı büyük bir öfke içinde olduğu koşullarda kimse “adam yok” diyemez, “adam” kıtlığından söz edemez. İkincisi, gençlik kazanılmadan bir zafer kazanmak, hele de Leninist Partiyi ayaklanmanın öncü gücü düzeyine getirmek bir hayalden öteye gitmez.

Gençlik, özellikle de işçi ve öğrenci gençlik kazanılmalı. Peki bunun için ne yapmalı? Sözünü ettiğimiz makalede yapılması gerekenlerin bir kısmına değinmiştik. Şüphesiz, yapılacakların, yapılması gerekenlerin tümünü bir liste, bir formül halinde vermek mümkün değil. Her genç Leninist bu konuda ne yapılması gerektiğini ve nasıl yapılması gerektiğini yaşamın içinden gençlikle ilişki sürecinde bulup çıkaracaktır. Yine de geçmiş deneyimlerden yararlanmak yol açıcı olabilir.

Ayaklanmacı ruh haline sahip, öfke ve kızgınlıkla dolu gençliğe, “barışçıl” dönemin koşullarında olduğu gibi yaklaşamayız. Devrimci dönemlerde, kitlelerin eylem halinde olduğu ve devrimci eyleme büyük bir istek duyduğu koşullarda gençliğe eylem temelinde, devrimci mücadele araç ve yöntemleri önerileriyle yaklaşmak gerekir. Böylesi dönemde gençlik, -kitleler bazında düşündüğümüzde- eyleme ilgi duyar; bilimsel araştırmalara, uzun okumalara vb. değil. Gençliği ayaklanmaya hazırlamak da bunu gerektirir.

Yapılacak şey bellidir: özellikle emekçi semtlerindeki gençliğe ve okullara giderek gençliğe mücadelenin zor araç ve yöntemleri hakkında açıkça konuşmak, somut önerilerde bulunmak, gençliği devrimci eyleme çağırmak... “Şimdi Eylem Zamanı”, Leninist gençlik işçi, öğrenci, işsiz, yoksul gençliğe giderken işte bu şiarla gitmeli. Gençlik devrimci eyleme ilgi duyuyor; devrimci eyleme eğilim gösteriyor. Bu yüzden, örneğin bir genci devrimci eyleme çağırmak için önce onun kitap-dergi okumasını, bilinçlenmesini istemek ve bu süreci beklemek affedilmez bir hatadır. Böylesi devrimci dönemlerde gençlik eylem içinde ve eylem halindeyken öğrenir, eğitimini eylemin içinde tamamlar; kim sosyal reformist, kim uzlaşmacı, kim iki arada bir derede ve kim devrimci hedeflere yürüme kararlılığına, cesaretine ve bilgisine sahip, eylem içinde öğrenir.

Bugün, binlerce, on binlerce genç, devrimci eyleme istek duyarken biz hala “insan” yokluğundan söz ediyorsak, bu, işçi, öğrenci, işsiz, yoksul gençliğin yanına, yaşam alanlarına gidip onlara eylemli çağrıda bulunmadığımız içindir. Leninist gençler, birleşik devrimin bu güçleriyle ilişki kurup onları devrimci eyleme çağırdıklarında “ret” cevabı almayacaklar.

Devrim dönemlerinde, zor araçları, askeri faaliyet önem kazanır ve öne çıkar. Milis tarzı örgütlenme ve eylemlerin nasıl etkili olduğunu hep birlikte görüyoruz. Böyle dönemlerde, gençlikle el yapımı patlayıcılar üzerinde çalışmak, bunları temin etmek, saklamak, koşullar uygun olduğunda kullanmak; gençliği faşist hedeflerle ilgili istihbari çalışma yapmaya yönlendirmek, bilgi toplamak, bir ayaklanma anında neler yapılabileceğini tartışmak ve kararlaştırmak vb. araç, yöntem ve biçimler öne çıkar.

Bir Leninist, dönemin öne çıkardığı araç, yöntem ve hedefleri doğru saptayıp gençliği buna uygun biçimde yönlendirmezse, açık ki, gençlik üzerinde etkili olamaz; gençliği kendi saflarında tutamaz. Böyle bir durum devrimci komünist bir parti için felaketle eş anlamlıdır. Çünkü devrimci mücadele isteği ve beklentisiyle saflara gelen gençliğin umduğunu bulamaması o safları tümden terketmesine yol açar.

Şüphesiz, söylenenler devrimci döneme ilişkin genel yaklaşımı ifade eder. Her somut durumda nasıl davranılacağını, her bir gence nasıl yaklaşılacağını devrimci faaliyet yürüten genç Leninistin belirlemesi gerekir.

Şimdi devrim zamanı! Devrim zamanlarında zor araç ve yöntemleri öne çıkar. Ayaklanmaya hazırlanmak ve ayaklanmayı hazırlamak bu araç ve yöntemleri ele almayı, gençliği bu araç ve yöntemlerle tanıştırmayı; kullanmayı öğrenmeyi ve kullanmayı gerektirir.

Sonucu belirleyecek olan gençlik; özellikle de işçi gençliktir! Bu yakıcı pratik görev ve eylemlilikle gençleri, özellikle işçi gençleri kazanmak için ileri!

Login Form