(Haz 10, 2019) Açıklamalar Read more...   |    (Ara 20, 2018) Açıklamalar Read more...   |    (May 05, 2018) Açıklamalar Read more...   |    (Şub 23, 2018) Açıklamalar Read more...   |    (Oca 14, 2018) Açıklamalar Read more...   |   

 

1- Proletarya, sınıf savaşında, bütün müadele biçimlerine başvurur. Bütün mücadele biçimlerine başvurmaya her zaman hazır olmalıdır. Tarihsel gelişme son derece zenginlik ve çeşitlilik gösterir. Tarihsel gelişme, hiç de hazır olmadığımız bir mücedele biçimini çıkarabilir karşımıza. Mücadele biçimlerinin tümüne hazır olmazsak, tarih, beklenmedik bir anda, karşımıza hazır olmadığımız bir mücadele biçimi çıkardığında, şaşkınlığa düşer ve ortaya çıkan somut duruma ayak uyduramamayla karşı karşıya kalırız.

2- Bur mücadele biçimini mutlaklaştırmak ilkel sosyalistlerin işidir. Bir mücadele biçimini mutlaklaştırdıkları için, tarihin önümüze çıkaracağı yeni mücadele biçimlerini karşılayamazlar. İlkel sosyalistler, proletaryanın sınıf mücadelesinin verildiği koşulların değişmesiyle, proletaryanın mücadele biçimlerinin de değişebileceğini anlayamazlar.

3- Mücadele biçimleri mutlaklaştırılmamalı fakat muğlaklaştırılmamalıdır da. Her mücadele biçimini karşılamaya hazır olmalıyız diyerek, somut koşullarda başvurulması gereken mücadele biçimini geçiştirmemeli, belirsizleştirmemeli. Proletarya bütün mücadele biçimlerine başvurmaya hazır olurken, aynı zamanda, somut durumun zorunlu hale getirdiği mücadele biçiminin ne olması gerektiğini de belirtilmelidir.

4- Proletaryanın mücadele biçimleri sorunu, bir seçenek değil, somut tarihsel koşulların, nesnel durumundan çıkarılır. Sınıfların karşılıklı ilişkisinden çıkarılır. Mücadele biçimlerinin saptanmasında nesnel toplumsal koşulları göz önünde tutmayanlar, öznelliğe düşmekten kurtulamazlar.

5- Türkiye ve Kürdistan’da kapitalist sınıf, uzun bir tarihi döneme daanan yönetme tecrübesine sahiptir. Son derece iyi örgütlenmiştir. Burjuva devlet, gerici, militarist, anti-demokratik ve faşist bir karakterdedir. Sınıf savaşı son derece şiddetli ve keskindir vb vb. Bu verili tarihi koşullarda, proletaranın kurtuluşu ancak zora daalı devrimle gerçekleştirilebilir. Silahlı mücadee ise devrimci zorun temelidir.

6- Bunun yanında emperyalizmin Türkiye ve Kürdisdan’daki ekonomik, politik ve askeri (NATO) varlığı, emperyalizme bağımlılık, devrimci zorun temel bir gerekçesidir.

7- Bu koşullarda, proletaryanın yalnızca örgütlü bir güç olması, burjuvaziyi yenilgiye uğratması için yeterli değildir. Düşman karşısında üstünlük sağlamak için güç örgütü olmak gerekir. Güç örgütünü örgütlemek gerekiyor. Güç örgütü, devrimci zor örgütüdür.

8- Güç örgütü, kırda ve kentte gerilla mücadelesidir. Kentte ve köylerde devrimci milislerdir, fabrikalarda ve tarım proletaryası içinde silahlı işçi müfrezeleridir vb. Devrimci kitlelerin silahlandırılmasıdır.

Gerilla mücadelesi, silahlı mücadele gelişmenin belli bir aşamasında ve savaşın gidişatına bağlı olarak, devrimci halk ordusu biçimini alır. DHO sadece bir isim, biçimsel bir şey değil, buna uygun gelişmelerin bir zorunluluğudur. Belli bir halk gücüne ve ilişkisine dayanır, bu gücün oluşumunda sağlar ve halk ilişkilerinin ortasında varlığını sürdürür.

9- Tüm askeri faaliyet, Partinin kesin önderliğinde, yönetimi ve yönlendirmesi altında sürer.

10- Sosalizm açısından, sosyalizme geçişle bağlantılı olarak esas olan, ürekli ordunun yerine milislerin geçirilmesidir. Yani halk kitlelerinin silahlandırılmasıdır. Bunun yanında, silahlanmış halk demek olan devrimci halk ordusu biçiminde örgütlenmede, somut dünya koşullarında sosyalizmin pratik bir gereksinmesidir. Bu anlamda TKEP/Leninist programında buna yer vermiştir.

11- Türkiye ve Kürdistan’da devrimin zaferi silahlı halk ayaklanmasından geçer. Verilen tüm silahlı eylemlerin ve tüm devrimci askeri örgütlenmelerin hedefi, silahlı halk ayaklanmasına hazırlanmak, örgütlemek ve hızlandırmaktır.

Taksim Meydanı’nda başlayan Haziran Halk Ayaklanması ve 6-8 serhıldanı ve sonrasında gerçekleşen bir dizi isyan ve ayaklanma örnekleri, silahlı halk ayaklanması yolunda büyük bir önem taşıyorlar. 6-8 serhıldanı, silahlı bir ayaklanmadır. Şimdi bütün hazırlıklar birleşik, genel silahlı halk ayaklanmasına yönelik olarak yapılmalıdır.

12- Halk ayaklanmaları dizisinin başlamasıyla doğan yeni şartlarda, silahlı mücadele, silahlı halk ayaklanmasının gelişmesine bağlanmalıdır. Ayaklanmanın başarıya ulaşması, ayaklanmacıların eğitimi, yönlendirilmesi vb için kullanılmalıdır.

Bugünkü ayaklanmalar noktasına 50 yıldır verilen yoğun devrimci kavgayla gelindi. Bugün Parti’nin görevi silahlı halk ayaklanmasına hazırlanmak ve bu temelde devrimi başarmaktır. Parti yönetiminde devrimci zor örgütleri , devrimin zaerinde etkin ve sonuç alıcı rol oynayacaktır. Silahlı halk ayaklanmasının başarısı için, devrimci askeri yönetimin varlığı zorunludur. Bu topraklarda devrimin zaferi, devrimci zorun tarihte oynadığı “zor, yeni bir topluma gebe her eski toplumun ebesidir” sözünün yeni bir kanıtı olacaktır.

13- Bu hazırlıkla çerçevesinde, Parti kadrolarının, çevresinin, işçilerin askeri-teknik eğitimi pratik bir biçimde ele alınmalıdır.

14- Yine bu çerçevede;

a- askeri taktik ve strateji

b- kırlarlda ve kentlerde askeri çarpışma deneyimleri

c- içte dağıtılmak üzere tüm bunları da kapsayacak silah teknikleri ve kullanımını çizimle gösterecek kitap çalışmasına başlanmalıdır.

15- Burjuvazi dünyanın hiçbir yerinde kendi gözlerinin önünde proletaryanın, kendi egemenliğini yıkmaya yönelmesine sessiz kalmaz. Başta gerici kapitalist şiddet olmak üzere, tüm gücünü harekete geçirerek gelişen devrimci hareketi ezmeye çalışır.

Proletarya devrimci zora başvurmadan, burjuvazi karşısında zafer kazanamaz.

16- Sosyalizme geçiş hangi biçimde olursa olsun, bu geçiş, kesinlikle, ancak bir devrimle, devrimci zorla gerçekleştirilir.

Devrimci zor, tarihteki rolünü oynamaya devam ediyor!

Ufuk Taylan

Komünist Sayı 10 (20), 2017

Login Form