(Ağu 10, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (May 21, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (Nis 30, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (Nis 08, 2020) Açıklamalar Read more...   |    (Oca 28, 2020) Açıklamalar Read more...   |   

Büyük altüst oluş günlerinin habercisi savaşın yoğunlaştığı dönemden geçiyoruz. Tekelci sermaye ve faşist Türk devleti Suriye’de ve Libya’da aktif bir dış savaşı sürdürürken, içerde baskıyı en üst seviyeye çıkardı. Toplum bu basınç altında patlamaya hazır bir kazan. Ayaklanmalar dönemindeyiz.

Partimiz Gezi sonrası gerçekleştirdiği II. Konferans’ta aldığı kararlarla bu ayaklanma sürecine hazırlıkları yoğunlaştırmış ve önüne Kongre toplamayı koymuştu.

Yoğun düşman saldırısı ve operasyonları altında başarıyla gerçekleştirdiği II. Kongre ile bir kritik eşiği daha aşan Parti, aşağıda yayımlayacağımız temel metinlerden de anlaşılacağı gibi, bu süreci bütün açıklığıyla ortaya koydu ve süreci karşılamaya dönük kararlar aldı. Pratik süreç bu görüşler ve atılan adımları şimdiden doğrulamıştır.

Partimizin II. Kongresinin gerçekleştiği günden bu yana sınıf mücadelesinin gelişim yönünde temel bir değişiklik meydana gelmedi. Aksine, Partimizin tespit etmiş olduğu iç savaş derinleşerek bu güne kadar geldi. Dahası, geçtiğimiz yıldan bu güne isyan, ayaklanma ve devrim girişimleri dünya yüzeyine yayılmış, onlarca ülke emekçi-yoksul sınıfların devrimci ayaklanmalarına sahne olmuş, tanıklık etmiştir. Dünyada devrim fırtınası esiyor.

Ortadoğu'nun merkezinde bulunan Türkiye ve Kürdistan bu devrim fırtınasının tam ortasında yer alıyorlar.

Ortadoğu ve ülkelerimizi de etkisi altına alan devrim fırtınası gelip geçici bir durum değil. Aksine, bu fırtınadaki her "dinme" belirtisi gelip geçici bir niteliğe sahip olup her "dinme" belirtisini daha güçlü, daha sarsıcı isyanlar, ayaklanmalar, devrim girişimleri takip etmektedir.

Artık süreç, emperyalist-kapitalist sistem yeryüzünden silinene kadar, böyle devam edecektir. Kimse emperyalist-kapitalist devletlerin o eski "refah" günlerine dönmesini beklemesin!

Bu sonucu hazırlayan temel olgu, emperyalist-kapitalist sistemin bütün bir tarihsel gelişmesidir. sistemi kurtarmak için emperyalistlerin, dünya burjuvazisinin attığı her adım, sistemin sonunu hızlandırmaktan başka bir sonuca yol açmıyor.

Coronavirüs salgını, bunun son örneği olarak karşımızda duruyor. Bu salgının ortaya çıkış nedeni ne olursa olsun, sonuçta, emperyalist-kapitalist hükümetlerin aldıkları önlemler dünya işçi sınıfı ve emekçi halklarının kapitalizme karşı öfkelerini, kızgınlıklarını, bu sistemin yıkılması gerektiğine dair düşünce ve eğilimlerini derinleştiren sonuçlara yol açıyor. Burjuva hükümetlerin insanlık dışı karakterleri en yalın haliyle işçilerin, emekçilerin karşısına çıkıyor. Burjuva hükümetlerin ve onların temsil ettiği kapitalizmin yıkılması gerektiği bilinci şimdi çok daha yaygın ve berrak.

II.Kongre Belgelerini işte bu koşullarda Türkiye ve Kürdistan işçi sınıflarına, devrimci öncü işçilerine, devrimci gençliğe ulaştırmak acil bir görev halini aldı. Bu görev daha fazla ertelenemezdi.

Login Form